Çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Arpacı, eski zamanlarda Ağrı'da değişik türlerde meyve ağaçlarının yetiştiğini ve zamanla insanların ilgilenmemesi nedeni ile bu ağaçların yok olmaya başladığını belirtti. Ancak son dönemlerde "Ağrı'da meyve yetişmez" algısının kentte hakim olduğunu ve bu yüzden insanların iyiden iyiye ağaç dikip uğraşmaktan iyice uzaklaştığını kaydeden Arpacı, bu algıyı yıkmak adına evinin 6 dönümlük bahçesini meyve bahçesine dönüştürerek değerlendirmeye karar verdiğini söyledi.

Daha sonra Ağrı Valiliğince kent genelinde başlatılan "Meyvecilik Projesi" kapsamında çiftçilere verilen destekten faydalanmak amacıyla Eleşkirt İlçe Tarım Müdürlüğü'ne başvurduğunu kaydeden Arpacı, aldığı destekle bahçesine yaklaşık 260 meyve fidanı diktiğini ifade etti.

Yaklaşık iki yıldır meyve fidanlarının bakımını İlçe Tarım Müdürlüğü yetkililerinin yönlendirmeleri ile sürdüren Arpacı, kış mevsimi ile birlikte ağaçlarının bakımını yaparak ilerleyen zaman içerisinde yıllık 7 ton ürün almayı hedeflediğini dile getirdi.

“Hem bahçemi değerlendirmek hem de insanlardaki algıyı değiştirmek istedim“

Kurduğu meyve bahçesi ve "Meyvecilik Projesi" hakkında bilgi veren çiftçi Taştan: " Ben 48 yaşındayım. Çiftçilik yaparak geçimimi sağlıyorum. Yaklaşık 6 dönümlük bahçem var. Buna ek olarak bahçemin yanında bir 3 dönüm daha var. Daha önceki zamanlarda şehrimizde değişik türlerde; elma, armut, üzüm gibi meyve ağaçlarının yetiştiğini büyüklerimizden duymuştuk. Ama zamanla bu meyve ağaçlarının yok olmasıyla birlikte "Ağrı'da meyve yetişmez" diye bir algı insanların arasında hakim oldu. Bu yüzden epey zamandır insanlarımız sadece arpa, buğday ekmek dışında pek bir şey yapmıyor. Bende birazda bu algıyı değiştirmek ve arazimde alternatif ürünler yetiştirmek adına meyve ağaçlarını bahçeme dikmeye karar verdim." dedi.

“Yıllık en az 7 ton ürün almayı hedefliyorum“

Meyvecilik Projesi'nden faydalanıp meyve bahçesi kurmayı düşünen çiftçilerin sabırlı olup biraz daha fazla emek harcaması gerektiğinin altını çizen Arpacı, Meyvecilik Projesi'nin Ağrı'da ürün çeşitliliğinin arttırılması bakımından oldukça önemli bir proje olduğunu vurgulayarak devamında şu ifadeleri kullandı:

“Bu doğrultuda çalışmaya ve bu iklime uygun ağaçları araştırmaya başladım. Belli bir zaman sonra da Ağrı'da Valiliğimizin öncülüğünde başlatılan Meyvecilik Projesi'ne başvuru yaptım. İlçe Tarım Müdürlüğümüze başvurumu yaptıktan sonra bana gerekli olan desteği sağladılar. iki yıl önce bahçeme devletimizin desteği ile 6+3 dönümlük bahçeme yaklaşık 260 meyve fidanı diktim. Bu fidanların arasında armut, elma, kayısı gibi fidanlar var. Düzenli olarak İlçe Tarım Müdürlüğü yetkililerinin de desteği ile fidanlarımızın bakımını yapıyoruz. Şu anda ağaçlarımızın tamamına yakını tutmuş durumda. Henüz bir ürün alabilmiş değiliz. Ancak bu iki yıl içerisinde tam olarak meyve vermeye başlayacak. Şu an sadece bakımını ve sulama işlemlerini yapıyoruz. Kış mevsiminin gelmesi ile de fidanların soğuktan etkilenmemesi için kışlık bakımlarını yapıyoruz. İnşallah bahçemizdeki fidanlarımız 2 ila 3 yıl içerisinde tam olarak meyve vermeye başlayacak. Biraz uzun bir süreç gibi duruyor ama sabırla bekleyip emek verdiğimiz sürece emeğimizin karşılığını alacağıma inanıyorum. Bu Meyvecilik Projesi de gösterdi ki, Ağrı'da çok rahat meyve yetişebiliyormuş. Ayrıca çiftçilerimiz içinde çok güzel bir proje oldu. Artık çiftçilerimiz arazilerinde sadece arpa, buğday ekmiyor, alternatif daha karlı meyve fidanları da ekmeye başladı. Sadece biraz sabretmeleri gerekiyor. Fidanların olgunlaşması için gerekli süre geçtiği anda istedikleri ürünü elde edebilirler. Yeter ki bizim çiftçimiz biraz sabırlı olsun. Emek versin. Ben bu bahçemde zamanı gelince 7 tondan fazla yıllık ürün almayı düşünüyorum. İlk etapta eş, dost, akrabalara dağıtırım ancak ilerleyen yıllarda ticaretini de yaparım. Ek olarak ayrıca bu fidanları ektikten sonra hem arazim değerlendi hem de güzel bir çevre düzenlemesine kavuştuk. Özellikle bahar aylarında evimizin önü gerçekten çok güzel bir havaya kavuştu. Bütün insanlarımızın bu projeden faydalanmasını ve böyle boş duran arazilerini değerlendirme çağrısında bulunmak istiyorum.“